MHP, Apo ve İdam Gercegi...

Bir insanın zeki yahut geri zekâlı olması da yüce Allah'ın bir takdiridir. Bu konuda kimseyi ayıplamak, suçlamak gibi bir davranış içine girmemiz mümkün değildir.

Geri zekâlılık bir insanda bazen genel manada, bazen çeşitli konular üzerinde tesirini gösteriyor.

Bugün ki yazımızda, Türkiye'nin en çok konuşulan ve tartışılan konusu olan '(AB)-(D)ullah Öcalan'ın idamı konusunda' MHP'yi haksız bir şekilde eleştiren ve iftira atan, suçlayan değerlendirmelerde bulunan bazı geri zekâlıların hallerini tahlil edeceğiz.

O geri zekâlılar bu yazıyı iyi okusun, okuyan akıl sahipleri de etrafındaki bu tür geri zekâlılara bu yazıyı okutsun…

Bu geri zekâlıların büyük bir çoğunluğu Ampül sembollü bir partinin mensubudur. Bu mensuplar, gazete köşelerinde, internet köşelerinde, kahvehanede, köyde, kasabada, ilçe de velhasıl her yerde "Apo'yu MHP idamdan kurtardı" propagandasını yapmaktadır.

Hele bu propaganda içinde "APO'yu İmralı'ya MHP koydu" cümlesi yok mu, işte geri zekâlı oluşlarını tescilleyen en büyük sebep oluyor.

Bu köşeden, bu geri zekâlılara defalarca yazdık, bu geri zekâlılara defalarca sorduk…

(AB)-(D)ullah Öcalan,56.hükümet zamanı yani 15 Şubat 1999 günü yakalanıp, Türkiye'ye getirildi ve İmralı'ya kondu. Ve bu tarihte, MHP mecliste değil ama olsun bu geri zekâlılar için bunun bir önemi var mı? Ne olursa olsun, bunlara göre onu İmralı'ya koyan MHP'dir.

Apo'nun Türkiye'ye getiriliş tarihi 15 Şubat 1999, MHP'nin T.B.M.M'ne girme tarihi 18 Nisan 1999 ve 57.Hükümetin protokolünün imzalanma tarihi 28 Mayıs 1999 iken bu geri zekâlılar bu aradaki farkı bile hesaplayamamaktadır.

56.Azınlık hükümetinin Başbakanı merhum Bülent Ecevit, (AB)-(D)ullah Öcalan'ın yakalanma ve o caniyi İmralı'ya koyma sürecini Hürriyet Gazetesi'nden Sedat Ergin'e değerlendirmiş ve "İmralı'daki hazırlıklara ne zaman girişildi? "sorusuna "Ne zaman ki, Apo'nun Türkiye'ye getirilebileceği yolundaki kanaatimiz kesinleşti, hemen İmralı'daki hazırlıklara başladık. Getirilmesinden 3-4 gün önce diyebiliriz"(19 Şubat 1999) şeklinde cevap vermişti. Yani bazı gerizekalıların "APO'yu MHP yakaladı getirdi, İmralı'da adaya koydu ve besiye çekti" şeklindeki yalanları herhalde, Bülent Ecevit'in bu sözleri ile çürüyecektir. Ama bunların yalanları çürür, MHP'ye iftira atan o beyinleri bir türlü anlamaz bunu, çünkü gerizekalılık tescilli haldedir onlarda…

ABD, (AB)-(D)ullah Öcalan'ı yakalayıp, 56.Azınlık Hükümetine teslim etmiştir. Bu teslimle birlikte, MHP'nin 18 Nisan 1999 günü yapılan seçimde birinci parti çıkmasının önüne geçilmiştir. DSP, 56.hükümetin son zamanı ,(AB)-(D)ullah Öcalan'ı teslim almasının meyvesini 18 Nisan 1999 günü gerçekleşen seçimlerde birinci parti olarak toplamıştır.

18 Nisan 1999 günü gerçekleşen seçimlerden, MHP 2.parti olarak çıkmıştır. MHP, bu seçimlerden çıkan siyasi manzara sonrası 57.hükümetin koalisyon ortağı olmuştur.

57.Hükümetin kurulması sonrası, ne (AB)-(D)ullah Öcalan'ın ne teslim alınışında, ne İmralı'ya konuluşunda ne bir imzası, ne bir etkisi olmamış MHP'ye idam konusu herşeyi ile ihale edilmiş oldu. Zaten merhum Bülent Ecevit ölümünden kısa bir süre önce “Amerika bize niye Apo’yu verdi, onu hala ben de bilemiyorum.” Şeklinde bu durumu izah etmişti. Evet MHP Lideri Dr.Devlet Bahçeli elinde imkan olsa her fırsatta bu caniyi asacağını söylemiştir. MHP'nin hükümet ortağı olduğu dönem bunun mücadelesini tek başına vermiştir. O meşhur geri zekalılara soruyorum. Bu ülkede, MHP Lideri Dr.Devlet Bahçeli ve MHP'liler dışında "Apo idam edilsin" diyen, bunun mücadelesini veren bir tek devlet kurumu, bir tek parti genel başkanı gösterebilir misiniz?

MHP Lideri Dr.Devlet Bahçeli, bu mücadelesini 57.hükümet ortakları arasında açık ve net bir şekilde vermiştir. 12 Ocak 2000 yılında yapılan zirvede, bu konuda MHP Lideri 7.5 saat bunun mücadelesini vermiştir.

Bu durumu, 57.hükümetin koalisyon ortağı olan Mesut Yılmaz "7.5 saat zorlu bir görüşme yaptık. İstihbarat raporları okundu. Her şey bütün detayıyla ele alındı. Ama yine de karşımda hükümeti bozmaya çok kararlı bir Devlet Bahçeli gördüm." şeklinde izah etmişti.

O süreçte, MHP'yi Apo'ya ilişkin dosyanın meclise indirilmediğini noktasında eleştirenler de, daha önceki hükümetlerin uluslar arası hukuka atmış oldukları imza ve yapmış oldukları protokolleri görmeyip, MHP'yi suçlaması da, tam bir cahillik örneği olmaktadır.

12 Ocak Liderler zirvesi sonrası alınan kararda da "Bilindiği gibi Türkiye'nin de yargı yetkisini kabul etmiş olduğu AİHM'nin Türk yargısınca verilmiş kararları değiştirmesi hiçbir şekilde söz konusu değildir. Anayasamızdan ve uluslararası taahhütlerimizden kaynaklanan süreç tamamlandığında, dosya gereği için ivedilikle TBMM'ye gönderilecektir." Bu duruma işaret edilmiştir. 'Niye hemen göndermediniz' diye soran bazı geri zekalılar, ne önceki hükümetlerin attığı imzaları, ne de sonraki süreçte yaşananları bilmemektedir.

BOP Eşbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "SAYIN ÖCALAN" olarak gördüğü alçak bile "MHP'nin elinde fırsat olsaydı, bizi 2 saat bile yaşatmazdı" sözüne rağmen, MHP’nin hiçbir suçu, günahı olmadığı halde, bu konuyu bilmeden bu gerizekalılar MHP'ye havale ediyorlar.

Bilmek gibi gayeleri zaten yok, maksat MHP'ye bu konu üzerinden ne kadar zarar verebiliriz anlayışıdır.

Bu konuda en son konuşması gerekenlerde AKP'lilerdir.

Bu ülkede AKP kadar idamı kaldırmak için çaba göstermiş bir parti yoktur.

Bugün miting meydanlarında MHP'yi ve Liderini suçlayan Recep Tayyip Erdoğan ise bu konuda konuşurken utanması lazımdır.

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in daveti üzerine 7 Haziran 2002 tarihinde Çankaya Köşkü'nde gerçekleşen parti genel başkanları ile yapılan toplantıda MHP Lideri Dr.Devlet Bahçeli dışında tüm parti genel başkanları idamın kaldırılmasını hararetle savunmuştur.

Bunların en başında da Recep Tayyip Erdoğan gelmiştir. Ve o toplantıda konuştuklarını, ileriki günlerde "Kimilerinin iddia ettiği gibi; AK Parti, AB konusunda günden güne, kişiden kişiye görüş değiştirmemiştir. İlk gün; Liderler Zirvesi'nde ne söylediysek, yine aynı gün basına ne açıkladıysak, bugün de aynısını söylemekte ve söylediklerimizin arkasında durmaktayız."Şeklinde sonuna kadar savunuyordu.

Bakınız:

http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2002/06/15/139728.asp

Recep Tayyip Erdoğan, o dönem "Türkiye, artık AB'nin kenar mahallesi olmaktan kurtarılmalı. İdam cezası tamamen kalkmalı. Bunun için hükümete destek vermeye hazırız." Şeklinde görüşünü bildiriyor, 'MHP'nin hükümetten çekilmesi durumunda DSP-ANAP koalisyonunu destekleyeceklerini' ifade ederek, hem idam konusundaki tutumunu, hem MHP'ye olan alerjisini gösteriyordu.

Bakınız:

http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2002/06/10/137553.asp

MHP'yi 'DSP'ye koltuk değneği' oldunuz diye suçlayan zavallılar, BOP Eşbaşkanlarının bu sözlerine ne diyecekler acaba?

Gelelim bu geri zekalıların, Apo'nun idamı konusunda MHP'yi suçlamasına…

Ampul rozetli bu geri zekalılar, APO'yu idamdan kurtaran partilerden birisinin kendi partileri olduğunu gizleyerek, bu konuda sürekli MHP'yi fırsat buldukları her ortamda eleştirmeleri, suçlamaları ve iftira atmaları, bizleri artık gerizekalılığın bu kadarına pes dedirtir hale getirmiştir.

Düşünün mecliste idamın kaldırılmasına dair 57.hükümet zamanı oylama yapılıyor, bu oylamada T.B.M.M'de toplam 7 parti bulunuyor. Bu partilerden sadece MHP idam cezasının kalkmaması yönünde, tam kadro "Hayır" oyu veriyor, diğer 6 parti birleşip, idam cezasını kaldırıyor… Ama bu gerizekalı, haysiyetsiz, şeref yoksunları hala'MHP Apo'yu idamdan kurtardı' diye, sağda-solda propaganda yapıyorlar.

Kendi savunduğu partisi idamı kaldırmak için canla-başla çalışmış ve mecliste bu yönde oyunu kullanmış ama adamlar utanmadan "İdamı MHP kaldırdı, APO'yu MHP kurtardı" diyebiliyorlar.

1 Ağustos 2002 tarihinde, T.B.M.M'de AKP, DSP, ANAP, YTP, SP, DYP gibi partiler ortaklaşa hareket edip, idam cezasını kaldırmış, bunların karşısında bir tek MHP tüm milletvekilleri ile APO'nun idam edilmesi yönünde oy kullanmıştır. Gel de bunu bizim o meşhur geri zekâlılara anlat… Adamlar anlamıyorlar, anlamak istemiyorlar, beyinleri ancak gerizekalı formatında çalışıyor çünkü… TBMM tutanaklarından idamın kaldırılması (Aponun kurtarılması) için AKP milletvekillerinin konuşmalarını okuyabilirsiniz.

Mesela bu yazıyı özellikle okumasını istediğimiz geri zekâlılara, idamı kaldıran partilerin genel başkanlarının, idam oylamasından sonra yapmış oldukları konuşmaları sunsak ne derler acaba?

İdamı kaldıran, APO'yu kurtaran parti genel başkanları bakın ne demişler:

Yılmaz: Keşke MHP de olsaydı

Mesut Yılmaz (ANAP Genel Başkanı): Türkiye, AB yolunda dev bir adım attı. Bunun, Meclis'ten bu kadar büyük çoğunlukla yapılmış olması, daha anlamlı kılıyor. Keşke MHP'de bunun içinde olsaydı. Bu attığımız adımın önemini gelecekte daha iyi anlayacağımıza inanıyorum.

Erdoğan: Top artık AB'de

Recep Tayyip Erdoğan (AKP Genel Başkanı): Bu, çok büyük bir başarıdır. Özellikle TBMM'yi takdir ediyorum, alkışlıyorum. 'Bu kadar kısa sürede olmaz, bu araya sıkıştırılmaz' diyenler cevabı aldılar. Top artık AB'de. Atacakları adımlarla ne derece samimi olduklarını göreceğiz.

Ecevit: Bu sonucu bekliyorduk

"Dünyada olduğu gibi, idamın Türkiye'de de kalkmış olmasından memnuniyet duyduk.

Çiller: AB'yi kuyudan çıkardık

Tansu Çiller (DYP Genel Başkanı): DYP, bir kez daha AB'yi kuyudan çekip çıkardı.

Cem: Üyelikte dönüm noktası

İsmail Cem (YTP Genel Başkanı): Türkiye kendi insanı için TBMM aracılığıyla çok önemli bir ışık yakmıştır. Bu olay Türkiye'nin AB'ne tam üyelik sürecinde adeta bir dönüm noktasıdır.

Kutan: Mutluluk duyduk

Recai Kutan (SP Genel Başkanı):'Türkiye'nin AB'ye girmesi gereklidir' dedik. O çizgimizde en ufak bir sapma olmadan gayret gösterildi. Memnuniyetle ifade edeyim ki böyle bir karar alındı. Yasaların Meclis'ten geçmesinden büyük mutluluk duyduk.

Bu geri zekalılar bunlarla da tatmin olmuyor ve kendi partisine "APO'yu niye idamdan kurtardın?" diye sormuyor da, hala "O zaman MHP niye rest çekip hükümetten ayrılmadı" gibi soru soruyor.

Ama bu geri zekâlılar, şunu da bilmiyor ki, idamı kaldıran o oylama öncesinde MHP Lideri Dr.Devlet Bahçeli zaten restini çekip,3 Kasım erken seçim kararı aldırdığını…

Ampul ışıkları altında beyni sulanmış olanlara ne deseniz boştur.

Bölücübaşına "Sayın Öcalan" diye saygıda kusur etmeyenler, MHP'yi Apo'yu idam etmemekle suçluyor. Yüzsüzlük, pişkinlik örneği bu olsa gerek…

Yazının muhatabı olan bir gerizekalı eğer bu yazı hakkında açıklama yapmak isterse, yazısına köşemde yer vereceğim…

Bekliyorum…

Yıldıray ÇİÇEK

11 yorum:

  Adsız

11 Ocak 2010 12:49

Halkım güneydoguda
Rahat etmiyor yurtta
Koruyucu da olsa
Pekekanın yüzünden

Yola maın döşüyor
Gizli pusu kuruyor
Türk askeri ölüyor
Pekekanın yüzünden

Vatandaş zor durumda
Siyaset uçurumda
Partiler kapatılsa
Pekekanın yüzünden

Cahil gençler avlanır
kandırılır tavlanır
Ölüsü dağda kalır
Pekekanın yüzünden

Kürtlere bozuldugum
Düşünüp üzüldügüm
Sabit der bu yazdıgım
Pekekanın yüzünden

  Adsız

11 Ocak 2010 13:06

Duy vatandaş kendine gel
Bu türkiye türklerindir
Konuştugun türkçe bir dil
Bu türkiye türklerindir

Kamu yasa hizmetinde
Mal mülk tapu edilmekte
Türk parası kıymetinde
Cumhuriyet türklerindir

İkrar vermişiz ezelden
Tutarım türkün elinden
Vaz geçemem ben türkçeden
Millet devlet türklerindir

Kıymetini bil yurdunun
Seni savunan ordunun
Laik düşünen milletin
Atatürkçü türklerindir

Sabit der sevinçle gelde
Senin aradıgın sende
Fırsat verme namert ferde
Toprak bayrak türklerindir

  Ozan Sabit ÖZDEMİR

11 Ocak 2010 13:20

BÖYLE BİR SİYASET NERDE GÖRÜLMÜŞ
Böyle bir siyaset nerde görülmüş
Hükümet şaşırdı zaafa düştü
Kim kendi gücünü kendisi yıkmış
İçinden çıkılmaz bir hale düştü

Ne itimat lakdı ne güven kaldı
Ne adalet kaldı ne yasa kaldı
Millette bir korku bir tasa kaldı
Terör açılımı içine düştü

Bu siyaset kendisini kurtarmaz
Terör başı hapislerde uslanmaz
Din adıne bu siyaset yapılmaz
Yalanın haramın hışmına düştü

Bu gidişle türkiyeyi bölerler
Pekekanın arkasına sinerler
Medyadaki yalan yanlış yazanlar
Açtıgı çukurun içine düştü

Sabit derki ben hiç yalan konuşmam
Silah teslim etmiyenle barışmam
Yanlış yolda gidenlere karışmam
Hükümet bir şaşkın duruma düştü

  Adsız

11 Ocak 2010 13:36

Nerede bu devlet millet uyuyor
Törenlerle indi geldi pekeka
Yedibin askeri şehit edenler
Köpeksiz köy buldu geldi pekeka

Türkün hiç bir milli siyaseti yok
Yargısı york adaletsiz gücü yok
Hükümetin bundan başka işi yok
Köpeksiz köy buldu girdi pekeka

Vefasız olanlar boşluga düşer
Kıymet bilmiyenler arsızlık eder
Sonumuz bilinmez nereye gider
Başı boş hükümet buldu pekeka

Adaletsiz yerde suçlular gezer
Kötü siyasetler hukuku siler
Kanunlar hükümsüz vatandaş siner
Adaletsiz devlet buldu pekeka

Sabit der alacak tetbirin yokmu
İfade al bırak yaptıgın hak mı
Bu tutum davranış türkleri yıktı
Hükümeti teslim aldı pekeka

  Adsız

5 Mayıs 2010 20:00

yıldıray çok güzel olmüş ellerine sağlık inşallah anlayabilmişlerdir

  Adsız

20 Haziran 2010 21:25

allah razı olsun kardeşim ben dahi bu kadar bilgi sahibi değildim sayende çok şey ögrendim

  Adsız

30 Haziran 2010 13:42

Elinize, ağzınıza sağlık Yıldıray hocam...

  Adsız

9 Eylül 2010 15:51

kardeş iyi güzel yazmışsında ben kendi gözlerimle izledim ecevit çıktı konuştu sonra bahçeliye sordular başbakan konuşmuştur bizim konuşmamız uygun olmaz dedi ... lider heryerde liderdir lider dik durmalıdır lider rengini belli etmelidir ! sayın bahçeli o gün çıkıp benim gönlüm razı değil apoyu asmalıyız deseydi ben hala mhp ye oy veriyor olurdum... bu ülkedeki tüm siyasi partiler ve ideolojileri dışardan (masonlar)kontrol edilir...

  Adsız

14 Eylül 2010 22:27

Kardeşim ellerine sağlık ama hala bu konudan bihaber olan gerizekalılıkta direten arkadaşlara rastlıyorum.
Hala Apoyu, MHP nin kurtardığını düşünen,bu teknolojinin ve imkanın içinde araştırmaktan aciz insanlar var.Allah yardımcıları olsun diyorum.

Ellerine yüreğine sağlık kardeşim.

  Adsız

27 Nisan 2011 12:03

SAYIN KARDEŞİM SİZ KISIR SİYASET YAPAN SAYIN DEVLET BAHÇELİ'DEN MHP'Yİ KURTARAMASSANIZ BOZKURTLARIN HALİ NİCE OLUR. MHP NİN BAŞINA GENÇ DİNAMİK VİZYON SAHİBİ VE KENDİSİNE GÜVENEN BİR BAŞKAN GETİRİLMELİDİR.

  Adsız

10 Ağustos 2012 05:19

idam ağustos 2001 de kaldırıldı seçimler ise 3 kasım 2002 de yapıldı. seçimlerin erkene alınması ise ecevitin hastalığı sonrası dsp'nin yönetiminin değiştirilmek istenmesi ve koalisyonda mhp'nin dışlanmasına karşı bir atakdı.Nitekim 3 Kasım erken genel seçimlerin idamla alakası yoktur, aksine ekonomik kriz ve akabinde Bülent Ecevit'in hastalanması ve yeni siyasi dizaynda Mhp'nin dışarda kalmamaya çalışmasıdır.

Yorum Gönder